Rosacea türleri - Varyantları

Rosaceanın klasik alt tipleri oldukça iyi bir şekilde tanınabilirken, rosacea varyantları gözden kaçırılabilmekte veya yanlış teşhis edilebilmektedir.

1. Rosaceada inatçı ödem
2. Rosacea conglobata
3. Rosacea fulminans
4. Oftalmik Rosecea
5. Lupuoid veya Granülomatöz Rosacea
6. Steroid Rosacea
7. Gram-negatif Rosacea
8. Halojen Rosacea
9. Rosaceada deri tümörleri

 












[ top ]


1. Rosaceada inatçı ödem:

Bu oldukça nadir görülen bir durumdur ve teşhisi genellikle gözden kaçırılabilmektedir. Hastalar genellikle deforme olmuş yüz çizgilerinden şikayet ederler, diğer semptomlar genellikle belirtilmez. Alın, glabella, göz kapaklarının üst kısmı, burun ve yanaklar gibi etkilenen bölgelerdeki sert ödem ile karakterize olmaktadır.
Farklı teşhisler, akne vulgaris, anjiyoödem, Melkersson-Rosenthal sendromudur.


[ top ]


2. Rosacea conglobata:

Progresif ve kronik formu genelde kadınları etkilemektedir, katılaşmış plaklar ve eritematöz ciltte kanamalı nodüler abseler ile karakterize olmaktadır. Halojen içerikli preparatların oral yoldan alımı ile uyarılmış olabilir.
Farklı tanı akne conglobatadır.


[ top ]


3. Rosacea fulminans:



Zoom (31KB)

Bu form rosacea conglobatanın aşırı uçta bir varyantıdır ve ani başlangıç, geniş carabunculoid nodüller ve çene, yanaklar ve alın başta olmak üzere kırmızı bir suratta confluent drenaj sinus ile karakterize olur. Yüzde yoğun kırmızıdan maviye renk değişimi ve şişme gözlenebilir. Genellikle gözler etkilenmez. Sebore sabit bir özelliktir ve genellikle seborenin hastalığın başlangıcı ile ciddi bir biçimde artış gösterdiği onaylanmıştır. Rosacea fulminans genellikle ergenlik sonrası döneminde kadınları etkiler, bu kişilerin bazıları duygusal travma geçirmektedir. Genelde, etiyoloji net bir şekilde bilinmemektedir.
Farklı tanılar, akne fulminans, akne conglobata, bromoderma, iyododermadır.


[ top ]


4. Oftalmik Rosecea:



Kütanöz belirtileri ve rosacea semptomları mevcut olduğu zaman en sık olarak tanı konulan türdür. Oftalmik rosacea fasiyal rosaceanın şiddetinden bağımsızdır. Oküler belirtiler ve semptomlar, oftalmik rosacealı hastaların % 20’si kadarında kütanöz tezahür gözlenmeden önce ortaya çıkabilir.
Oftalmik ya da oküler rosaceaya tanı koymak için aşağıdaki belirtiler ve semptomların görülmesi gereklidir: yanma ve batma, vücuduna yabancılaşma hissi, gözlerde kuruluk hissi, ışığa hassasiyet, görmenin bulanıklaşması, konjunktivada, göz kapağının kenarında telanjiyakteziler, göz kapağı ya da perioküler eritem, sulu ya da dışarıya fırlamış görüntü (interpalpebral konjunktival hiperemi). Blefarit, konjunktivit, iris iltihabı, iridosiklit, hipopiyonirit ve göz kapağı kenarlarında düzensizlikler ortaya çıkabilir. Korneal komplikasyonlar arasında benekli keratit, korneal infiltratlar/ülserler veya marjinal keratit bulunmaktadır ve görme kaybı riski de mevcuttur. Rosacea keratitinin olumsuz bir prognozu vardır ve şiddetli vakalarda görme kaybına yol açabilir. En yaygın görülen oküler etkisi blefarittir (pullanma ve kabuklanma ile göz kapaklarının kenarlarının kronik olarak iltihaplanması). Pek çok durumda oftalmik muayene yapılması gereklidir.


[ top ]


5. Lupuoid veya Granülomatöz Rosacea:



Zoom (36KB)

Bu form sıkı, sarı kahverengimsi veya kırmızımsı kütanöz papül veya nodüller ile karakterize olmaktadır. Lezyonlardan daha az inflamatuvardır ve sıklıkla normal gözüken bir cilt üzerine yerleşmişlerdir ancak bazen yaygın şekilde kırmızı ve pürüzlü halde olabilirler. Tipik olarak, her hasta için monomorfiktirler ve yanakları ve periorifisiyal bölgeleri etkilemektedirler. Rosaceanın bu formunu teşhis edebilmek için rosaceanın diğer belirti ve semptomlarına gerek duyulmamaktadır. Bir cam spatula ile yapılan diyaskopi, infiltrasyonların lupoid karakterini ortaya çıkartmaktadır. Lupoid veya granülomatöz rosacea deride yaraların oluşmasına yol açabilir.
Farklı teşhisler, lupoid perioral dermatit, lupoid steroid rosecea, sarkoidoz ( küçük nodüler şekilde), lupus miliaris disseminatus faciei, yabancı vücut reaksiyonlarıdır.

Zoom (173KB)
Zoom (291KB)


[ top ]


6. Steroid Rosacea:

Bu form rosacea hastaları yanlışlıkla, özellikle güçlü çeşitlerde topikal steroidler ile uzun bir süre boyunca tedavi edildiklerinde ortaya çıkmaktadır. Başlangıçta rosaceada iyileşme görülür ancak, zaman içerisinde papülopüstüller, nodüller, komedonlar ve en son olarak derinin incelmesi ve görünen telanjiyaktezilerin artması gibi steroid atrofi belirtileri de ortaya çıkar. En önemli şikayetler kaşınma, yanma, acı hissi ve yoğun kırmızılıktır. Steroidlerin kesilmesi başlarda rosaceanın bazen çok şiddetli olarak alevlenmesine yol açar.


[ top ]


7. Gram-negatif Rosacea:

Bu form gram-negatif folikülit ile aynıdır. Özellikle perioral ve perinazal bölgelerde derin nodüller ve sarı püstüller ile karakterize olmaktadır. Tanısı çok kolay bir şekilde gözden kaçırılabilir ve sadece püstüllerin içeriğine yapılacak kültür analizi ile gerçekleştirilebilir, böylece organizmalar ortaya çıkartılmış olur.
Farklı teşhisler evre I ve evre II rosaceadır.


[ top ]


8. Halojen Rosacea:

Sistemik olarak iyodürler veya bromürlerin uygulanması rosacea conglobataya benzer bir klinik resmin ortaya çıkmasına yol açabilir. Halojenlere maruz kalma ortadan kalkınca lezyonlar düzelir.


[ top ]


9. Rosaceada deri tümörleri:



Zoom (36KB)

Rinofima deri tümörlerinin arasında en sık görülenidir ve ana olarak erkekleri etkiler. Genelde, nadir görülen bir komplikasyondur ve nadiren 40 yaş öncesinde başlar. Evre II rosacea eşliğinde görülebilir, ancak sadece yüzün başka yerlerinde görülen rosaceanın az şiddetli varyantlarına sahip yüksek sayıda hasta mevcuttur. Rinofima bağ dokuda ve sebasöz bezi hiperplazisinde süregelen bir artışa yol açan kronik derin inflamasyon ile karakterize olmaktadır.
Farklı teşhisler leonine cüzam yüzü, veya lösemi, Melkersson-Rosenthal sendromu ve akromegalidir.

Zoom (51KB)
 
Zoom (40KB)
 
Zoom (15KB)
 
   
Zoom (301KB)

Rinofimanın dört tane klinik varyantı bulunmaktadır:

Glandülar form düzensiz çöküntülü bir yüzey ve gözle görülür foliküler orifizler ile burnun boyutta değişkenlik gösteren asimetrik genişlemesi ile karakterize olmaktadır. Sebum atılımı artmıştır. Lokal basınç beyaz macunsu maddenin dışarıya çıkmasına yol açar.

Lifli formu bağ dokunun ve sebasöz bezlerin yaygın hiperplazisi ile karakterize olmaktadır.

Fibroanjiyomatöz form tezahürde farklılık göstermek şartıyla burnun bakır-kırmızısı veya morumsu—kırmızı renkte olması ile karakterize olmaktadır. Boyut büyümüştür ve yüzey geniş ektatik damarlar ile karakterize olmaktadır.

Aktinik form temel olarak çok kolay şekilde yanıp nadir olarak bronzlaşabilen kişilerin ışınlardan zarar görmüş derilerinde ortaya çıkmaktadır. Her elastik dokunun gözle görülür nodüler kütleleri ile burnun düzensiz şekilde genişlemesi ile karakterize olmaktadır.

Zoom (22KB)
 
Zoom (34KB)
 
Zoom (37KB)
 
Zoom (15KB)
 
 

Diğer deri tümörleri ise

Gnatofim: çenenin şişmesi

Zoom (48KB)
 
Zoom (24KB)
 
     

Metofim: alın bölgesinde şişme
Otofim: Kulak memelerinin şişmesi, özellikle karnabahar şeklinde
Blefarofim: göz kapaklarının şişmesi

Zoom (213KB)

[ top ]


DermIS.net Uni Heidelberg